| Hollanda' ya Hoşgeldiniz |
|
|
|
| Ülkü Asma tarafından yazıldı |
| Salı, 13 Ocak 2009 21:46 |
|
Emily Perl Kingsley' den
Bir bebek sahibi olmak İtalya’ ya muhteşem bir tatil gezisi planlamak gibidir. Bir kaç tane rehber kitap alır ve harika planlar yaparsınız. Kolezyum. Michelangelo’ ın Davud’ u. Venedikte gondollar. İtalyanca işe yarar bir kaç kelime. Hepsi çok heyecan vericidir. Bir kaç aylık sabırsız bekleyişin ardından nihayet o gün gelir. Bagajınızı toplar ve yola çıkarsınız. Bir kaç saat sonra uçağınız yere iner. Hostes yanınıza gelir ve “Hollanda’ ya hoşgeldiniz“ der. “ Hollanda?!? “ dersiniz. “ Ne demek Hollanda?? Ben İtalya için anlaşmıştım! İtalya’ da olmam gerekiyordu. Bütün hayatım boyunca İtalya’ da olmayı hayal etmiştim “ Ama uçuş planında değişiklik olmuştur. Hollanda’ ya inmişlerdir ve orda kalmak zorundasınızdır. Sizi korkunç, iğrenç, pis, kıtlık ve salgın hastalık dolu bir yere götürmemişlerdir. Sadece farklı bir yerdir. Bu yüzden çıkıp yeni rehber kitaplar almanız gereklidir. Ve tamamen farklı bir dil öğrenmek zorundasınızdır. Üstelik daha önce hiç karşılaşmadığınız yeni bir grup insanla karşılaşacaksınızdır. Aslında sadece farklı bir yerdir. İtalya’ dan daha yavaş ritimli, daha az gösterişli. Ama bir süre orda kaldıktan, nefesiniz düzene girdikten sonra, etrafa bakarsınız ve Hollanda’ nın yeldeğirmenleri olduğunu farketmeye başlarsınız... Ve laleleri. Hatta Rembrantları. Fakat tanıdığınız herkes İtalya’ ya gidip gelmekle meşguldür...Ve hepsi orda ne kadar harika zaman geçirdikleri hakkında böbürlenmektedirler. Kalan hayatınız boyunca, “ Evet, bizim de gitmemiz geren yer orasıydı. Bizim de planımız buydu “ dersiniz. Ve bunun acısı da asla, hiç ama hiç geçmez. Hayalinizin kaybı çok çok önemli bir kayıptır. Fakat tüm hayatınızı İtalya’ ya gidemediğiniz gerçeğiyle yas tutarak harcarsanız, Hollanda hakkındaki çok özel, çok güzel şeylerin tadına da varamazsınız... |
| Son Güncelleme: Pazartesi, 26 Ocak 2009 19:26 |





Comments